|
| A. Doğan / Bir Şairi Güneşli Bir İkindiÜzeri Toprağa Verdik |
BİR ŞAİRİ GÜNEŞLİ BİR İKİNDİ ÜZERİ TOPRAĞA VERDİK
Kısmi felç geçirdiğini haber almıştım. Uzun süre hastanede tedavi gördükten sonra Skogas?daki evine çekildiğini, kısmen iyileştiğini biliyordum. Sonuçta gidip göremediğimiz bir yerdeydi. Gönderdiğim ?geçmiş olsun? kartına bir yanıt alamayınca demek iyileşmemiş endişesiyle beklemekten başka bir şey yapamadım. İsveç?li eşi Birgitta, Türkçe konuşamıyor, yazamıyordu, bu yüzden iletişim kopuktu. Ergüven?in felç nedeniyle konuşması zorlaşmış, şekeri (böyle duymuştuk) yüzünden gözleri de körleşmişti. Bu durumda olduğunu, bana gelen yılbaşı kartından anlamıştım. Çünkü karttaki yazı kendinin değildi, bir yabancının türkçe sözcükleri kullanırken yaptığı ufak kusurlarla yazılmıştı; demek eşi Birgitta onun yerine bu gibi sekreterya işlerini görüyordu. Bunlar bir yılı aşan süreç içerisinde olurken biz dergiyi düzenli olarak kendisine gönderiyor, hemen her sayıya, arşivimizde bulunan, onun bize önceleri gönderdiği yazı ve şiirlerini koyuyoruz. Derken onun çevirip yayına hazırladığı Baudelaire?ın yeni basımını yaptık. Yeni çıkan başka kitaplarımızdan da birer tane ekleyerek kendisine postaladık. Aradan bir hafta geçti geçmedi, 7 Ağustos günü öğleden sonra telefon çaldı, açtım: Hiç ummadığım bir anda, ummadığım bir ses geliyordu dünyanın öbür ucundan. Abdullah Rıza Ergüven?di bu. ?Ben Abdullah Rıza Ergüven.. Aydın Doğan?la görüşeceğim? diyen bu sesin getirdiği sevinç kolay unutulur değildi. Beni şaşırtan bu sevinçle hatırını sordum. Eski durumuma gelemedim diyordu. Tedavi iyi sonuç vermişti yine de; en azından konuşabiliyor, azçok yazabiliyordu. Kitapları almış, Baudelaire?den beş tane daha göndermemi istiyordu. Kitabın temiz işçiliği, kapağının cazip yapısı onu sevindirmişti. Dergiyi düzenli aldığını, bunun için abonelik ücretini göndermek istediğini söyledi. Ben olmaz dedim, buna gerek yok deyince, ?Hayır, Yaba?yı bedava okumak istemiyorum? demişti. Eski gücünü toparlayamadığı belli oluyordu sesinden, ama konuşmaları o sönmeyen gençlik heyecanını yansıtıyordu yinede.
???
|
| |
|
|